Necmi ÇELİK
Çocukların oyunla öğrenme ve matematikle beceri kazanma yetisini iş ve şirketler dünyasına uyarlamayı hedefleyen b-mathprofession, matematiksel düşünce becerisini oyunla birleştirerek kurumsal eğitimlere yeni bir bakış getirme iddiası ile yola çıktı.
b-mathprofession, oyunun ve matematiksel düşünme becerisinin gücünden faydalanarak katılımcıların problem çözme becerisini geliştirmeyi hedefliyor. b-mathprofession kurucularından Burcu Haboğlu Baba’nın DÜNYA Gazetesi’nin sorularına verdiği yanıtlar şöyle oldu.
“Matematik bilginin kaynağıdır”
Matematik hayatı açıklamakta hâlâ işe yarıyor mu?
Benim için matematik hayatı gerçekçi açıklayabileceğiniz tek alan. Matematik tüm zamanlarda değişmeyen tek bilim dalıdır. Hep en güvenli alandır deriz, çünkü matematikte kabullere dayanırsınız, kabul üzerinden ispat yaptığınız için de yanılmayan bilginin kaynağıdır matematik.
Günümüzde öğrenci kitlesinde, hep matematiksel zekâ ve sosyal zekâ diye bir ayrım yaparız. Şu andaki kuşakları nasıl görüyorsunuz bu anlamda baktığınızda?
Aslında sayısal zekâ ya da sözel zekâ diye bir şey yoktur. Sadece sayısal alanlara ilgi, sözel alanlara ilgi olabilir. Bunlar ilgidir, zekâ değildir. Gerçek hayat problemleriyle çocukları muhatap etmiyor. Böyle bir ortamda öğrenmeden bahsedemeyiz. Öyle olunca da çocuklar matematiksel düşünme becerisi gelişmeden büyüyorlar. Matematiksel düşünme becerisi gelişmemişse de eleştirel düşünme becerisi de gelişmemiş demektir. Bunlar kol kola gezen beceriler, birbirinden ayıramazsınız. Matematik bilmek sizi güvenli kılar, eleştirel düşünme becerisi geliştirir.
Çocuklar için tabii ki oyun geliştirmek kolay da büyükler için oyun ne derece kolay?
Ben size bir şey söyleyeyim; aynı oyunları çocuklara da oynatabilirsiniz. Onların zihnindeki es
esnekliği aslında çok da güzel görüyorsunuz. Evet, yetişkinler biraz daha zihninde kalıplarla oraya oturuyor. Gerçekten gelişme ve oyun olduğu için didaktik bir eğitimde ben sadece bilgi versem siz kendinizi çok işin içine, eksenine alarak dinlemezsiniz ama oyun oynarken mecburen kendi yaptığınız şeyleri de görüyorsunuz.
Liderler şirketlerin kaderini belirler
Matematik söz konusu olunca aslında şirketlerin en büyük zenginliği matematiksel zekası yüksek olan insanlar. Belki burada bir sinerji yaratıyor sizin eğitiminiz. Bunu nasıl görüyorsunuz?
Hep şirketlerin kaderini liderleri belirler derim. Matematik bilen kişilerin sayısı ne kadar fazlaysa o ekibin içinde o zaman somut ve gerçekçi hedefler konuşulacaktır. Gerçekçi hayaller kurulup gerçekçi planlamalar yapılacaktır. Dolayısıyla matematik bilen liderlerin içinde matematik odaklı takım arkadaşlarının sayısının artması bence çok önemli. Fakat tek başına tabii ki matematik bilgisinden değil de iletişimin öneminin farkında olan, işinin, zaman yönetiminin farkında olan, verimli çalışmanın ne demek olduğunu bilen insanların ağırlık taşıması da önemli. .
Liderlik eğitimindeki farklar nelerdir?
Dünyada milyonlarca liderlik eğitim vardır. Herhalde bu eğitimi almayan yoktur. Neden bunlar işe yaramıyor biliyor musunuz? Çok teorik bilgi depoluyor ve psikolojiye dokunmuyor. İşte biz oyunla bunu yaptığımız için gerçekten o liderin alt ekibindeki kişinin duygusunu anlamasını sağlıyoruz. Oynattığımız basit bir oyunla bile ‘Evet ben çok uçuyormuşum, ekibim beni takip edemiyormuş’ diyenler oluyor.
Bir şirketin çok iyi bir noktaya gelmesi için kuşkusuz çok fazla parametre var ama biz temelde bu bilişsel seviyeye erişmiş ve problem çözme becerisi gelişmiş kişilerin sayısının artmasının en büyük parametre olduğunu düşünüyoruz aslında. Liderlik empati sanatı aslında. Lider hep bizde bir şeyi söyler, diğerleri onu yaparmış gibi bir algı var. Bu oyun sistemiyle beraber aslında bu empati sanatını, empatiyi daha rahat yaşatıyor lidere.