İstanbul
Gulf State Analytics CEO’su Giorgio Cafiero, İsrail’in ateşkesi bozarak soykırıma başlamasının nedenlerini ve Trump’ın Gazze’ye yönelik plan ve söylemlerini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Gazze’deki ateşkes, 19 Ocak’tan beri oldukça hassas ve belirsiz bir durumdaydı. Evet, birçok uzman ateşkesin ikinci aşamasının başlayacağı konusunda şüpheler taşıyordu ancak o noktadaki asıl soru, ateşkesin bozulup bozulmayacağı değil, ne zaman bozulacağıydı. Bu bağlamda İsrail’in 18 Mart’ta ateşkesi tamamen sona erdirerek Gazze’ye yönelik saldırılarını yeniden başlatması şaşırtıcı olmadı ve ateşkesin sona ermesinden sonraki dört gün içinde yaklaşık 600 Filistinli hayatını kaybetti [1].
Bu durum Gazze’de yaşayan 2,2 milyon kişinin geleceği ile ilgili büyük bir endişe yaratıyor, özellikle İsrail’in 2 Mart’ta tüm insani yardımlara uyguladığı abluka [2], bölgedeki durumu daha da endişe verici bir hale getirdi. Birleşmiş Milletler Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, İsrail’in saldırılarına yeniden başladığı gün BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, “Gıdalar çürüyor ve ilaçların son kullanma tarihi geçiyor,” dedi [3]. İsrail öte yandan, 42 günlük ateşkes süresince uluslararası toplumun yaptığı insani yardımların sağladığı kazançları hızla ortadan kaldırdı. Fletcher, ayrıca “Yaşam için gerekli kaynaklar şu anda karneyle dağıtılıyor,” diyerek durumun vahametini belirtti [4].
Batı medyasında yer alan yanlış bilgiler aksini iddia etse de Hamas ikinci aşamaya geçmek istediğini açıkça dile getirdi ve bu aşamanın 1 Mart’ta başlaması gerekiyordu, ancak İsrail ilk aşamanın uzatılmasını isteyerek buna karşı çıktı. Eğer ikinci aşama başlasaydı Hamas, elinde kalan tüm İsrailli rehineleri teslim edecekti. Şu an devam eden çatışmaların ortasında Hamas, ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından sunulan “Köprü Teklifi”ni değerlendirdiklerini açıkladı. Bu teklif, çöken ateşkesi Ramazan ve Hamursuz Bayramı sonrasına kadar uzatarak kalıcı barış müzakereleri için bir fırsat yaratmayı amaçlıyor.
Tüm bunlar göz önüne alındığında bu soykırımın neden yeniden başladığını anlamak zor değil. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetteki müttefikleri, ateşkesi desteklemediklerini ve Gazze’ye yönelik askeri operasyonların yeniden başlamasını istediklerini de açıkça belirtmişti. Tel Aviv’in bu kırılgan ateşkese razı olmasının tek sebebi, Joe Biden’ın başkanlık döneminin son günlerinde, göreve gelmek üzere olan Trump yönetiminin uyguladığı baskıydı. Trump yönetimi bu baskıyı kaldırıp ve Gazze’ye yönelik “cehennem” söylemini sert bir şekilde kullanmaya başlayınca, Netanyahu saldırılara devam etmek için Beyaz Saray’dan yeşil ışık almış oldu.
Trump’ın arzuları ve gerçeklik
ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi “tamamen temizlemek” [6] yönündeki saldırgan söylemi ve savaşla harabeye dönmüş bölgeyi “Orta Doğu’nun Rivierası” [7] haline getirmek gibi gerçek dışı iddialarla gerçekte neyi hedeflediği ayrı bir yazının konusu olsa da bu tür söylemlerin İsrail’deki en sağcı ve saldırgan unsurları, özellikle de hükümet içindeki kesimleri cesaretlendirdiği oldukça açık. Bu aşırıcı gruplar on yıllardır ikinci bir Nekbe hayali kurarak Filistin dışında bir Filistin devleti kurma fikrini savunuyorlar.
Basitçe ifade etmek gerekirse, Netanyahu ve çevresindekilerin milyonlarca Filistinliyi Mısır, Ürdün ve belki bazı Körfez ülkelerine zorla göç ettirmeyi içeren bu kitlesel etnik temizlik planını hayata geçirebilmeleri için, Gazze’ye yönelik savaşı sürdürmeleri gerekiyor. Nihayetinde insanlık tarihi, insanların atalarından miras kalan topraklarını gönüllü olarak değil, ancak yoğun şiddet olayları sonucunda terk ettiğini gösteriyor. İsrail yönetimi, Filistinlilerin topraklarında kalma kararlılığını gayet iyi anlıyor. İsrail ordusunun kısa süre önce Gazze’ye bıraktığı ve Trump’ın Gazze’yi “tamamen temizleme” planından bahseden bildiriler [8] de bunu açıkça ortaya koyuyor.
İsrail’in iç siyaseti ve Netanyahu’nun yasal problemleri de bu süreçteki önemli faktörlerden bir tanesi. Netanyahu, Gazze’ye yönelik savaşı yeniden başlatarak kendi koalisyonundaki istikrarı sağlamayı başardı. Böylelikle artık kabineden yeni istifalar gelmesinden endişelenmesine gerek kalmadı, hatta tam tersine ocak ayında ateşkes nedeniyle görevinden ayrılan eski İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, saldırıların tekrar başlamasıyla birlikte hükümete geri döndü [9]. Bu arada, Netanyahu’nun yolsuzluk davasında Gazze savaşının yeniden başladığı gün vermesi gereken ifadesi de ertelendi [10]. Bu durum, sözde “güvenlik gelişmelerinin” [11], Netanyahu’yu kendisine yöneltilen güveni kötüye kullanma, rüşvet ve dolandırıcılık suçlamalarının [12] yasal sonuçlarından nasıl koruduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Bu noktada önemli soru şu: Tüm bu yaşananlar Trump’ı ne yöne sürüklüyor? Neticede Trump seçim kampanyası boyunca kendisini “barışı sağlayacak bir başkan” olarak tanıtıyordu. Yaklaşık iki ay önceki göreve başlama konuşmasında “Başarımızı yalnızca kazandığımız savaşlarla değil, sona erdirdiğimiz ve belki de en önemlisi, hiç dahil olmadığımız savaşlarla ölçeceğiz.” [13] demişti. Bu bağlamda Trump’ın ortaya koyduğu tüm bu planlar çerçevesinde Gazze’de kendini köşeye sıkışmış halde bulması işten bile değil ve seçim vaatlerinden biri olan Orta Doğu’daki Amerikan askeri varlığını azaltması çabalarına sekte vurabilir. Trump, Gazze’den Yemen’e ve muhtemelen yakın gelecekte İran’a kadar bölgede çatışmaları artırmaya çalışıyor. ABD’nin bölgedeki varlığını daha da uzatabilecek bu durum, ikinci dönem için seçilmesi halinde gerçekleştirmeyi vaat ettiği dış politika hedeflerinin tam tersi. Trump’ın İsrail’in Gazze’deki eylemlerine verdiği destek ve Filistin’le yakından bağlantılı olan Yemen’deki gerilimi tırmandırmasının, kendi MAGA tabanı üzerindeki etkilerinin ne olacağı ise zamanla ortaya çıkacak.
[1] https://www.euronews.com/2025/03/22/israel-orders-idf-troops-to-advance-deeper-into-gaza-as-renewed-operation-expands
[2] https://edition.cnn.com/2025/03/02/middleeast/israel-halts-gaza-humanitarian-aid-intl-hnk/index.html
[3, 4] https://news.un.org/en/story/2025/03/1161246
[5] https://www.reuters.com/world/middle-east/israel-intensifying-gaza-strikes-press-hamas-into-freeing-hostages-defence-2025-03-21/
[6] https://edition.cnn.com/2025/01/27/middleeast/trump-clean-out-gaza-middle-east-intl/index.html
[7] https://www.nbcnews.com/news/world/trumps-gaza-israel-plans-riviera-rcna190748
[8] https://www.newarab.com/news/israel-drops-leaflets-saying-no-one-will-care-if-gazans-vanish
[9] https://www.aljazeera.com/news/2025/3/18/israels-ben-gvir-to-rejoin-netanyahus-government
[10,11,12] https://www.middleeasteye.net/live-blog/live-blog-update/report-netanyahus-testimony-corruption-trial-postponed-due-gaza-war
[13] https://www.whitehouse.gov/remarks/2025/01/the-inaugural-address/
[Giorgio Cafiero, Gulf State Analytics’in CEO’sudur.]
* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.