İçi görünen kurbağalar keşfedildi

Yeni keşfedilen ve içi cam gibi görünen iki şeffaf kurbağa türü, görenleri şaşırtıyor. İşin kötüsü ise, her iki türün de şimdiden nesli tükenmek üzere olan canlılar listesine girmiş olması.

Bir araştırma ekibi “cam kurbağa” olarak tanımlanan iki yeni tür kurbağa keşfetti. Ekvator’daki And dağlarında yaşayan bu kurbağaların neslinin tükenmek üzere olduğunu da belirlediler. Cam kurbağaların gerçeküstü göründükleri kesin. Derileri ışığı geçiren kurbağalar, iç organlarını çalışırken gözlememize imkan veriyor. 

Yeni tanımlanan türler, Mashpi cam kurbağası (Hyalinobatrachium mashpi) ve Nouns cam kurbağası (Hyalinobatrachium nouns) olarak isimlendirildi. DNA’larına yakından bakıldığında, diğer kurbağalardan ayrıldıkları ve farklı bir tür oldukları ortaya çıkıyor. Araştırma makalesi PeerJ dergisinde yayınlandı.

Kurbağalar, tarım ve madenciliğin çevrelerini tehdit ettiği ormanlarda yaşıyor. Bilim insanları kirlilik ve habitat kaybından endişe duyuyor ve “Bir maden şirketi gelip bu kurbağaların var olduğunu bildiğimiz birkaç dereyi yok ederse, muhtemelen nesillerinin tükenmesine yol açarlar” diyor.  

Cam kurbağalar, And Dağları’nın biyolojik çeşitliliğini vurguluyor ve sıradağlarda yaşayan hayvanlar hakkında öğrenilecek ne kadar şey olduğunu gösteriyor. Doğanın bir harikası olan cam kurbağaları aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz:

Mashpi glass frog (Hyalinobatrachium mashpi) underside

A video of a Mashpi glass frog (Hyalinobatrachium mashpi) recorded by Environmental Science, Policy, and Management PhD candidate Becca Brunner. Like other members of the genus, H. mashpi have transparent abdomens that offer a glimpse of their internal organs.

H. mashpi is one of two species of endangered glass frogs discovered by an international team of biologists and researchers near active mining areas of the Andes. These discoveries highlight the region’s “cryptic diversity” while underscoring the importance of conservation in a global hotspot for biodiversity.

The findings were published Friday, March 18, in PeerJ, an open-access journal of biology. Read the full publication here:

Kaynak URL