Ankara
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “boykot” çağrılarına ilişkin, “Üretim ve istihdam sağlayan üyelerimiz için olumsuz olabilecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız.” dedi.
Hacısüleyman, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, üretim ve istihdamın devamının, ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarından olduğunu belirtti.
Üretimin ve istihdamın devam etmesi gerektiğini ifade eden Hacısüleyman, şöyle devam etti:
“Üretim ve istihdam sağlayan üyelerimiz için olumsuz olabilecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız. Son haftalarda yaşadığımız bu zorlu süreci toplumun tüm kesimlerini tatmin edecek ve hukukun üstünlüğünü hakim kılacak çözümlerle aşacağımıza inanmaktayız.”
“Halkımızın sağduyusu bu çağrıları boşa çıkaracaktır”
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Antalya Şube Başkanı Onur Kacar, bir soruşturma başlatıldığını ve bununla ilgili de hukuki işlemlerin sürdüğünü dile getirdi.
Yargıda olan bir konuyla ilgili insanların sokağa çağrılması, boykot gibi tutumların doğru bir davranış olmadığını kaydeden Kacar, “Belirli bir tarafı ve grubu kendi çıkarlarınız doğrultusunda konsolide etmek hem ülke ekonomisine hem de ülkenin birlik ve beraberliğe zarar verecektir. Bu tip çağrılar sadece insanları bölmek, kendi taraftarlarını marjinalleştirmek için kullanılan bir argümandır. Halkımızın sağduyusu bu çağrıları boşa çıkaracaktır.” ifadelerini kullandı.
“Üretim ve milli markalar boykot edilmemeli, desteklenmeli”
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Akgül de boykot gibi ekonomik tepki yöntemlerinin, amacı ne olursa olsun, çoğu zaman doğrudan ülkenin üretim gücünü, milli markaları ve onlara emek veren binlerce insanı olumsuz etkilediğini vurguladı.
MÜSİAD Antalya olarak üretimi ve milli markaların desteklenmesi yönünde çağrıda bulunduklarını aktaran Akgül, şunları kaydetti:
“MÜSİAD, kurulduğu günden bu yana üretimi, emeği, alın terini ve yerli girişimciliği önceleyen bir anlayışla hareket etmektedir. Bu doğrultuda, toplumda oluşan hassasiyetlerin ve tepkilerin, üretime, istihdama ve özellikle de yerli ve milli markalara zarar verecek şekilde yönlendirilmesini doğru bulmuyoruz. Yerli üretimi, milli markalarımızı, girişimcilerimizi ve çalışanlarımızı koruyarak, ülkemizin ekonomik bağımsızlığını daha da güçlendirmek için hep birlikte çalışmalıyız. Bu süreçte sağduyulu, yapıcı ve birleştirici bir duruşun toplumumuza ve geleceğimize daha büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz.”
“Ticaretin ve üretimin siyasi tartışmalara malzeme edilmesi ülkemizin ekonomik istikrarına zarar verir”
Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan “boykot çağrılarına” tepki gösterdi.
Kıvanç, yazılı açıklamasında, Türkiye’nin ekonomik gücünü oluşturan şirketlerin haksız şekilde hedef haline getirilmesinin doğru olmadığını belirtti.
Sanayinin siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğine dikkati çeken Kıvanç, “Şirketlerimizin sürdürülebilir büyüme ve küresel rekabet gücüne odaklanarak ülkemize katma değer sağlamaya devam etmesi, hepimizin ortak çıkarınadır. Ticaretin ve üretimin siyasi tartışmalara malzeme edilmesi yalnızca şirketlerimize değil ülkemizin ekonomik istikrarına da zarar verir.” ifadelerini kullandı.
Kıvanç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Güçlü bir ekonomi için girişimcilerimizin, sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın desteklenmesi, onların önünün açılması gerekmektedir. Hep birlikte daha güçlü bir Türkiye için üretmeye, istihdam sağlamaya ve yatırıma devam etmeliyiz.”
“Boykot çağrısını protesto ediyoruz”
Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram da boykotun kendileri için “yok hükmünde” olduğunu bildirdi.
Birtakım siyasi protestoların merkezine konulmalarından rahatsızlık duyduklarını ifade eden Bayram, “Dünyanın hiçbir yerinde siyasi bir eylem, üreten, istihdam sağlayan ekonominin can damarı olan işlemlerin zarar görmesi üzerine inşa edilmemiştir. Biz de bu boykot çağrısını protesto ediyor, siyasileri daha akılcı eylemler yapmaya davet ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bayram, siyasilerden, tüccarın işlerinin nasıl daha iyi olacağı üzerine çalışmalarını beklediklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Ekonominin şah damarını kesmeye yönelik bu boykot çağrıları kimseye fayda sağlamayacağı gibi sadece tüccarımıza darbe vurmaktan öteye geçmeyecektir. Böyle akıl dışı bir eylemi kabul edemeyiz. Bir an önce işletmelerimiz üzerinden yapılmak istenen hareketlerden kaçınılması, tüccarımızın siyasi malzeme yapılmasından vazgeçilmesi önem arz etmektedir.”
“Düşüncemiz ne olursa olsun her iş kendi mecrasında yapılmalı, ülkemize zarar vermemeli”
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, GSO Başkanı Adnan Ünverdi ile MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan “boykot çağrılarına” tepki gösterdi.
Konukoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ülkemizin üretimi, istihdamı ve ihracatı için var gücüyle çalışan şirketlerin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Birlik, beraberlik ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan bir dönemde boykot, ülkemize ve ekonomik dengeye zarar verir.” ifadelerini kullandı.
GSO Başkanı Ünverdi de ekonominin itici gücü, üreten, istihdam sağlayan, yatırımlarıyla ülke kalkınmasına katkıda bulunan firmalara yönelik siyasi saiklerle boykot ve benzeri yaklaşımları doğru bulmadıklarına işaret ederek, “Düşüncemiz ne olursa olsun her iş kendi mecrasında yapılmalı, ülkemize zarar vermemeli.” görüşüne yer verdi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu ise yazılı açıklamasında, son günlerde bazı çevrelerce desteklenen ve 2 Nisan için duyurulan genel boykot çağrısının yalnızca ekonomik dengeleri bozma girişimi değil aynı zamanda üretimi, istihdamı ve piyasaları hedef alan bir sabotaj niteliğinde olduğunu bildirdi.
Boykot çağrısının ülkenin yerli ve milli sermayesini zayıflatmayı, ekonomik bağımsızlığını tehlikeye atmayı ve küresel sermayeye alan açmayı amaçlayan açık bir girişim olduğunu ifade eden Özdurdu, ekonomi bir milletin ortak emeği ve bu emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareketin sanayiciden esnafa, ihracatçıdan işçiye kadar herkese zarar verdiğini belirterek, Gazianteplileri bu tür suni kriz çağrılarına karşı sağduyulu olmaya, dayanışma içinde hareket etmeye davet etti.
“Milli değerler korunmalı, milli firmalar günlük siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır”
Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası (BİNTSO) Başkanı Kadir Çintay, yerli ve milli şirketlere yönelik boykot çağrılarının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Çintay, yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde bazı yerli ve milli firmalara yönelik sosyal medyada başlatılan boykot çağrılarına tepki gösterdiklerini ifade etti.
Bu tür girişimlerin Türkiye ekonomisine zarar verdiğini vurgulayan Çintay, şunları kaydetti:
“Milli değerler korunmalı, milli firmalar günlük siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır. Yerli ve milli şirketlerimize yönelik boykot çağrıları kabul edilemez. Ülkemizin dört bir yanında yatırım yapan, istihdam sağlayan, üretim ve ihracatla Türkiye’nin gücüne güç katan yerli ve milli şirketlerimizin hedef haline getirilmesi kabul edilemez. Bu topraklarda doğmuş, büyümüş ve her adımını memleketi için atan firmalarımız, günlük polemiklere alet edilmemeli, aksine desteklenmelidir.”
Türkiye’nin ekonomik gücünün yerli üretimden geçtiğini, herkesin milli firmalara sahip çıkması gerektiğini belirten Çintay, “Bugün her zamankinden daha fazla birlik olma, kendi değerlerimize ve işletmelerimize sahip çıkma zamanıdır. Güçlü Türkiye, güçlü yerli üretimle mümkündür.” ifadelerini kullandı.
ÖNSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kap’tan “boykot” çağrılarına ilişkin açıklama:
Önder Sanayici İşadamları Derneği (ÖNSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Kap, ekonominin tüm vatandaşların ortak değeri olduğunu belirterek, “Ekonominin çarklarını durdurarak aslında Türkiye’yi durdurmayı amaçlayan bu boykot çağrısını asla kabul etmiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Kap, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan “ekonomik boykot” çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı çağrının sadece belirli şirketleri hedef almakla kalmadığını kaydeden Kap, “Ülke ekonomisini doğrudan çökertmeyi, gençleri tahrik ederek kaos çıkarmayı, istikrarı sarsmayı ve hükümeti devirerek iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir girişimdir.” ifadelerini kullandı.
Kap, demokrasilerde iktidarın seçimle değiştiğini, basın özgürlüğünün ise vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Gençlerimiz geleceğimizin teminatıdır. Seçimlere henüz 3 sene varken, etrafımız ateş çemberi ve belirsizliklerle doluyken iç huzurun ve istikrarın her zamankinden daha fazla gerekli olduğu gerçeği ortadayken tüm bunlar göz ardı edilerek halkı kamplaşmaya, kin ve nefret söylemiyle ayrıştırmaya, ülkenin itibarını zedeleyerek uluslararası alanda zayıflatmaya ve şirketleri hedef göstererek çarkları durdurmaya çalışanlar ve bu hesaplarla ülkeyi yönetme hayali kuranlar tam manasıyla gaflet ve dalalet içindedir.”
“Bu yöntem Türk milleti tarafından asla itibar görmeyecek”
Ekrem Kap, şahsi ikballer için kullanılan bu yöntemin Türk milleti tarafından asla itibar görmeyeceğini ve sahiplerini tarihin tozlu sayfalarına iteceğini belirtti.
Ekonominin, tüm vatandaşların ortak değeri olduğuna işaret eden Kap, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin sağduyulu vatanperver sanayicileri, esnafı, girişimcileri ve emekçileri bu tür ayrıştırıcı yaklaşımlara prim vermeyecek; ülke ekonomisinin güçlenmesi, refah ve istikrarın artırılması için elinden gelenin daha fazlasını yapacaktır. ÖNSİAD olarak bizler de siyaset üstü bir yaklaşımla Türkiye’nin ekonomik refahını ve kalkınmasını hedefleyen, yerli ve milli sermayenin güçlenmesini önceleyen bir duruş sergilemekteyiz. Ekonominin çarklarını durdurarak aslında Türkiye’yi durdurmayı amaçlayan bu boykot çağrısını asla kabul etmiyoruz. Bu doğrultuda, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da tüm motivasyonumuzla hakkı söylemeye, hukuku savunmaya, ülkemiz için üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam sağlamaya devam edeceğiz.”