MHP lideri Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024’te günlerce tartışılacak bir çağrıya imza atmış ve Abdullah Öcalan’a seslenmişti. DEM Parti heyetinin bugün İmralı’da gerçekleştirdiği 3. görüşmenin ardından Öcalan’ın çağrısı açıklandı.
“Tüm gruplar silahları bırakmalı, PKK kendini lağvetmeli”
Öcalan’ın açıklaması şöyle:
PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya
genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere
özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.
PKK benzerleri gibi ömrünü tamamladı
Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.
Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.
Tarihsel ilişkiyi, yeniden düzenlemek esas görev
Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir. Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.
İdari özerklik toplum sosyolojisine cevap olamamakta
Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.
Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.
Demokratik uzlaşma temel yöntemdir
Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir.
Bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum
Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır. Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.
PKK kendini feshetmelidir
Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.
Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim.
25 Şubat 2025
Abdullah Öcalan
Sırrı Süreyya Önder, açıklama sonrası Öcalan’ın aktardığı şu mesajı da paylaştı:
“Bu perspektifi ortaya koyarken şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir.”
DEM Heyeti’nden Erdoğan, Bahçeli ve Özel’e teşekkür
Öte yandan bildiri metninin açıklanmasından önce İmralı heyetindeki DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, sürece öncülük eden Bahçeli ve Erdoğan’a teşekkür etti.
Önder açıklama öncesi yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Aydınlar, sanatçılar ama en çok barış akademisyenleri, bu barışta sizin payınız yadsınamaz. Barışa omuz veren, hiçbir şey yapamıyorsa dua eden insanlarımıza teşekkür ederek başlamak istiyoruz. Kışın bitip baharın geleceği şu günlerde umudu yeşertmeye gittik. Filiz, kütükten kuvvetlidir. Barış umudunu filizlendirmeye gittik. Umudu yeşerteceğiz. Türküyle, Kürtüyle. Bu ülke bir gülistana dönünceye kadar umudu yeşertmeye devam edeceğiz. Ki o günler yakın. Sayın Erdoğan’a, Sayın Bahçeli’ye ve Sayın Özgür Özel’e teşekkür ediyoruz
Şu anda Amed ve Van’da yüzbinlerce yoldaşımız ülkenin her yanında ve dünyanın her yanında bizi izlemeye başlamışsa, hepsine saygılarımız sunuyoruz. Son 3 dakikamız kaldı biliyoruz ki şimdi cezaevindekli arkadaşlarımız da bizi izliyorlar, onları da özgürleştirme sözümüzle selamlıyoruz.”
Öcalan’ın bildirisini Kürtçe okuyan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve bildiriyi Türkçe okuyan DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan da Erdoğan, Bahçeli ve Özel’e teşekkürlerini iletti.
Süreç nasıl başladı?
Bahçeli, 1 Ekim 2024’te DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşarak başlattığı süreçte “Teröristbaşının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM’de konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu kararlılığı gösterirse ‘Umut Hakkı’ndan yararlanmasının önü açılsın. Ne Kandil, ne de Edirne; adres İmralı’dan DEM’e uzansın, tarihi terör sorunu ülke gündeminden tamamen çıkarılsın” demişti.
Bu çağrı siyaset gündemine bomba gibi düşerken Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın da sürece destek vermesi ile DEM Parti-İmralı görüşmeleri başlamıştı.
İlk görüşme 28 Aralık’ta başladı
DEM Parti ilk kez 28 Aralık’ta İmralı’ya giderek Öcalan ile görüştü. İlk görüşmenin ardından heyet, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile başlayarak MHP, Gelecek Partisi, AK Parti, Saadet Partisi, CHP, DEVA Partisi ve Yeniden Refah Partisi liderleri ile görüşmeler yaptı.
DEM Parti heyeti 11-12 Ocak’ta da cezaevindeki HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Leyla Güven ve Selçuk Mızraklı ile görüştü.
Öcalan’la ikinci görüşme 22 Ocak’ta gerçekleşirken, 15-18 Şubat’ta Erbil ve Süleymaniye’ye giden heyet Öcalan’ın mesajlarını Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi temsilcilerine de aktardı.
Ve bugün gerçekleşen 3. görüşmenin ardından Öcalan’ın çağrısı açıklandı.