EY Endüstrilerin Geleceği Araştırması’nın 2025 versiyonu yayımlandı. Araştırmaya göre, küresel çapta şirketlerin gelişmekte olan teknolojilere her yıl daha fazla yatırım yaptığı ve pilot kullanım alanlarını genişletmekte olduğu görülüyor. Üretken yapay zekâ (GenAI), 5G ve uç bilişim gibi yenilikçi teknolojiler iş dünyasının geleceğini yeniden şekillendirirken; bu hızlı gelişen ortam, işletmeler ile bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) tedarikçileri arasındaki ilişkilerin de değişmesine neden oluyor.
Araştırma sonuçlarına bakıldığında, gelişmekte olan teknolojilere yönelik kurumsal yatırım ivmesinin güçlü kalmaya devam ettiği görülüyor; üretken yapay zekâ (GenAI) alanında geçen yıl küresel çapta yüzde 43 olan yatırım oranının, bu yıl yüzde 47’ye çıkmasıyla işletmelerin neredeyse yarısının bu alana yatırım yaptığı gözlemleniyor.
Anket katılımcılarının yüzde 43’ü ise nesnelerin interneti (IoT) alanına yatırım yaptığını belirtirken, yüzde 33’ü 5G teknolojisine yatırım yapıyor; bu, sırasıyla 2024’teki yüzde 39 ve yüzde 27’lik oranlarına göre artış trendini yansıtıyor. Ayrıca araştırma, bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) tedarikçilerinin, işletmelerin dijital dönüşümde başarılı olabilmesi için stratejilerini gözden geçirmeleri gerektiğine vurgu yapıyor.
Aynı zamanda EY araştırması; günümüzde üst düzey yöneticilerin yüzde 49’unun, tedarikçi seçimi de dahil olmak üzere, gelişen teknolojilere kurumsal stratejilerinde yer verdiğini ortaya koyuyor. Teknoloji yatırımlarının karar süreçlerinde CEO’ların doğrudan görev aldığı işletmelerin yüzde 51’i GenAI’ye yatırım yaparken, CEO’ların bu süreçlerde daha az yer aldığı organizasyonlarda ise bu oranın yüzde 44 olduğu görülüyor.
Şirketler tedarikçi seçiminde güçlük yaşıyor
Şirketler, dijital dönüşüm yolculuklarında operasyonlarını en iyi şekilde destekleyebilecek ICT (bilgi ve iİletişim teknolojileri) tedarikçileri seçme konusunda kararlar almakta zorlanıyorlar. Araştırmaya göre, küresel çapta anket katılımcılarının yüzde 73’ü, değişen tedarikçi ekosistemini daha iyi anlamaları gerektiğini ifade ediyor. Bu durum, farklı teknoloji sağlayıcıları arasındaki iş birliklerinin giderek daha yaygın hale geldiğini yansıtıyor. Anket katılımcılarının yüzde 56’sı ise teknoloji tedarikçilerinin ek iş ortakları hakkında farkındalık eksikliği yaşadıklarını düşünüyor.
Kapsamlı çözümler sunanlar tercih ediliyor
İşletmeler ICT sağlayıcıları için ideal tedarikçi özelliklerini tanımlarken, ölçülebilir iş çıktıları sağlama yeteneğinin (yüzde 33) ve güçlü bir iş ortağı ekosistemine erişim sağlama yeteneğinin (yüzde 33) ilk sıralarda yer aldığını belirtiyor. Bu özelliklerin, değer bazlı fiyatlandırmanın (yaklaşık yüzde 10) önünde yer alması, işletmelerin tedarikçileri değerlendirirken maliyet avantajının ötesine baktığına işaret ediyor.
Araştırmaya göre, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde çok çeşitli tedarikçi pazarının olduğu bir ortamda,
müşterilere sundukları teklifleri güçlendirmek için bilgi ve iletişim teknolojisi sağlayıcıları, aşağıdaki beş adımı atabilir:
1-Sunulan çözümlerin kalitesine odaklanarak firmanın önemli bir iş ortağı olarak konumlandırılması.
2-Daha geniş bir yelpazedeki kurumsal müşterilerle etkileşim kurulması.
3-Müşterilerin yeni iş modelleri ve teknoloji kombinasyonları hakkında bilgilendirilmesi.
4-Tekliflerde ölçeklenebilirlik, güvenlik ve sürdürülebilirlik konularına öncelik verilmesi.
5Sektörlere ve ekosistem ortaklarına odaklanılması.
“Kendilerini yeniden konumlandırmalılar”
EY Türkiye Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektör Lideri ve Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı Emre Beşli, temel sorunlar arasında, tedarikçilerin yeteneklerinin ve iş ortağı ekosistemlerinin değer zincirine nasıl entegre olabileceklerinin yeterince anlaşılmaması ve ilgili teknolojilerdeki en son yeniliklere ilişkin farkındalığın düşük olmasının yer aldığını belirtti.
Beşli; “ Bu durum, bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) tedarikçilerinin, araştırmada belirtilen beş temel adımı atarak “şirketlerin bütünsel iş ortakları” olarak kendilerini yeniden konumlandırmalarının önemine işaret ediyor. Bu yeniden konumlandırma sayesinde ICT tedarikçileri, dijital dönüşüm için yapılan yatırımların uzun vadeli değere dönüşmesi konusunda müşterilerine yardımcı olabilirler” açıklamasını yaptı.
Farklı kullanım ihtiyaçları sektör odaklı stratejilere yönlendiriyor
-Tüm sektörler genelinde, sistem ve süreç optimizasyonu (yüzde 40) bir IoT uygulaması olarak ilk sırada gelirken; uzaktan çalışma, eğitim ve iş birliği (yüzde 38) 5G tabanlı bir IoT kullanım alanı olarak bunu takip ediyor.
-Ancak araştırmaya göre, tercih edilen 5G kullanım alanlarına dair sektörler arasında büyük farklılıklar bulunuyor.
-Örneğin; uzaktan iş birliği konusu, enerji ve finansal hizmetler sektörlerinde öncelikli olurken, kritik altyapı kontrolü otomotiv ve imalat sektörlerinde en üst sırada yer alıyor. Tüketici ve kamu sektörleri için öncelikli 5G kullanım alanı ise sistem optimizasyonu olarak öne çıkıyor.
-Bu durum, bilgi iletişim teknolojileri (ICT) sağlayıcılarının stratejilerini sektör merceğinden ele alması gerektiğine işaret ediyor.