Nagihan KALSIN
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, vatandaşların temel ihtiyaçlarına yönelik faturalandırma sistemlerini iyileştirmek için çalışmaları hızlandırdı. Bu kapsamda elektriğin ardından doğalgazda da kademeli tarifeye geçilmesi bekleniyor.
Söz konusu uygulamanın, kış döneminde hayata geçebileceği tahmin ediliyor. Yeni sisteme göre, illerin ortalama doğalgaz tüketimleri baz alınarak her şehre göre ayrı kademe belirlenecek. Söz konusu belirlenen kademenin altında kalanlar ise doğalgazı daha uygun fiyatla tüketecek. Elektrikte, bu yılın başında geçilen maliyet esaslı tarife dönemi ile yıllık elektrik tüketimi 5.000 kilovatsaatin üzerinde olan mesken aboneleri, 1 Şubattan itibaren elektriğin gerçek maliyetini ödemeye başlamıştı. Benzer uygulamanın doğalgazda da hayata geçmesi bekleniyor.
Türkiye’de doğalgazı en fazla Hakkari ve Erzurum, en az ise Adana ve Osmaniye’nin tükettiğini söyleyen Atık Yönetimi ve Atıktan Enerji Üreticileri Derneği (TAYED) Başkanı Ali Rıza Öner, “Bakanlık gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşarak desteklemenin doğru yere yapılması için elektrikte başlattığı uygulamaya doğalgazda da geçecek. Doğalgazda soğuk ve sıcak iller ayrıştırılarak kimsenin mağdur edilmemesi sağlanacak” dedi.
Bu kış sistemin devreye alınması planlanıyor
Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR) verilerine göre, Türkiye’de her 100 hanenin yaklaşık 59’unun ısıtma, pişirme ve sıcak su ihtiyaçlarını karşılamak için doğalgaz kullandığını kaydeden Öner, hanelerde doğalgazın önemli bir kısmının ısınmak amacıyla kullanıldığını ve bunun da soğuk iklime sahip illerde bir dezavantaj oluşturduğunu söyledi.
Öner, “Bakanlık, bu sebeple her il için ayrı bir kademe belirleyerek vatandaşları mağdur etmemeyi ve soğuk-sıcak iklime sahip illerin ayrımını yapmayı hedefliyor. Son açıklanan 2023 verilerine bakıldığında hane başı ortalama tüketimin en yüksek olduğu şehir, 1401 metreküp ile Hakkari olurken, bunu sırasıyla 1.348 metreküple Erzurum, 1.317 ile Ardahan, 1.311 ile Muş ve 1.224 metreküp ile Ağrı izledi.
En az tüketim ise sırasıyla 521 metreküp ile Adana, 527 ile Osmaniye, 531 ile Mersin ve 566 metreküp ile Antalya’da gerçekleşti. İstanbul’da ise haneler bir yılda ortalama 869, Ankara’da 1067, İzmir’de 736 metreküp gaz tüketti. Bakanlık, tüm bu verileri dikkate alarak her il için ortalama tüketim belirleyerek, bu tüketimin altında kalanları desteklemeye devam ederken, üstünde kalanlara ise gerçek maliyetleri yansıtmaya başlayacak” dedi.
Yeni düzenlemelere ihtiyaç var
Elektrik, su ve doğalgaz gibi temel ihtiyaçlara yönelik mevcut faturalandırma sistemlerinin vatandaşların farklı sosyo-ekonomik ve coğrafi koşullarının dikkate alınarak düzenlenmesinin doğru olacağını belirten Öner, “Sosyal adalet ilkesi gereği söz konusu alanlarda daha adil, sürdürülebilir ve farklılıkları gözeten yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.
Örneğin Erzurum, Kars ve Ardahan gibi uzun ve sert kış koşullarının hâkim olduğu illerde doğalgaz tüketimi büyük ölçüde ısınma amacıyla gerçekleşmektedir. Bu bölgelerde vatandaşlar, yılın büyük bölümünde yüksek doğalgaz faturaları ödemek durumunda kalmaktadır. İklimsel koşullar doğrultusunda, bu illerde indirimli tarifeler veya devlet destekli sübvansiyon modelleri artırılmalıdır” diye konuştu. Elektrikte uygulanan kademeli tarifeye ilişkin Öner, şunları söyledi: “Elektrik aboneliklerinde belirlenen tüketim sınırları, bireylerin yaşadıkları bölgelere ve iklim koşullarına göre yeniden yapılandırılmalıdır.
Örneğin Adana, Antalya ve Mersin gibi sıcak iklim bölgelerinde klima kullanımı yaz aylarında insani bir ihtiyaç hâline gelmektedir. Buna karşılık, İç Anadolu veya Marmara bölgelerinde yaz aylarında benzer bir zorunluluk söz konusu değildir. Bu nedenle 5 bin kilovatsaatlik tüketim sınırları sıcak bölgelerde yetersiz kalmakta ve yüksek fatura yüküne neden olmaktadır. Bu durum, enerjiye erişimde adaletsizliğe yol açmaktadır.”
Su için de tüketim farkları dikkate alınmalı
Yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte içme suyu ve kişisel temizlik ihtiyacının da yükseldiğine dikkat çeken Öner, “Bu durumdaki güney bölgelerde terlemeye bağlı duş alma sıklığı ve bahçe sulama gibi faktörler su kullanımını artırmaktadır. Su ve Kanalizasyon İdarelerinin, mevsimsel ve bölgesel tüketim farklarını dikkate alarak tarifelendirme yapması, vatandaşların aşırı su faturalarıyla karşılaşmasını önleyecektir. Su kaynaklarına göre dinamik tarifelendirme uygulanmalı; arzın kısıtlı olduğu bölgelerde caydırıcı, bol olduğu bölgelerde erişilebilir fiyat politikaları benimsenmelidir” diye konuştu.