İngiliz Kraliyet ailesinin bilinmeyenleri İngiliz Kraliyet ailesinin bilinmeyenleri

İngiliz Kraliyet ailesinin bilinmeyenleri

Siz de benim gibi İngiliz kra­liyet ailesiyle ilgili dediko­dulara meraklıysanız, me­rakımızı giderecek yeni bir kitap daha 11 Eylül’de raflarda yerini almak üzere. The Times gazete­sinin eski kraliyet muhabiri Va­lentine Low tarafından yazılan “Power and Palace” (Güç ve Sa­ray) adlı kitap, eski İngiltere Kra­liçesi II. Elizabeth’in aslında Brexit’e karşı olduğundan tutun da şu andaki Kraliçe Camilla’nın gençlik yıllarında kendisine yö­nelik bir cinsel saldırıyı nasıl sa­vuşturduğuna dair ilginç bilgiler yer alıyor.

Üst düzey politikacılar, üst dü­zey bürokratlar, kraliyet danış­manları ve anayasa uzmanlarıy­la yapılan yaklaşık 100 röporta­ja dayanan kitap, monarşinin son 200 yıl içinde siyasi gücünü nasıl kademeli olarak kaybettiğini, an­cak kapalı kapılar ardında kuru­mun hayatta kalmasını sağlamak ve mali güvenliğini korumak için nasıl mücadele ettiğini de ortaya koyuyor.

Monarşi ile hükümet arasında­ki gizli ve az anlaşılan ilişkiyi de ortaya koyan kitapta yer alan dik­kat çekici anekdotlardan bazıları şunlar:

Camilla cinsel saldırgana karşı koydu

Low kitabında, Kraliçe Camil­la’nın 1960’larda genç bir kızken Londra’ya giden bir trende cin­sel saldırıyı maruz kaldığını anla­tıyor. Camilla, bu saldırıya karşı koymuş ve saldırganın tutuklan­masını sağlamış. Camilla, başı­na gelen bu olayı 2008 yılında dö­nemin Londra belediye başkanı olan Boris Johnson’a anlatmış. Johnson’ın eski iletişim direktö­rü Guto Harri, Low’a bu konuş­manın ayrıntılarını vermiş. Ca­milla’nın Johnson’a “Annemin bana öğrettiği şeyi yaptım. Ayak­kabımı çıkardım ve topuğuy­la (saldırganın) hayalarına vur­dum” dediği söyleniyor. Camilla, Paddington istasyonuna vardık­larında trenden atlayıp ünifor­malı bir adam bulmuş ve “Bu adam bana saldırdı” demiş, adam da tutuklanmış.

Boris Johnson metroyla yanlış yöne gitti

Eski İngiltere Başbakanı Bo­ris Johnson, 2008 yılında Lond­ra metrosunda yanlış yöne gittiği için o dönemde prens olan Char­les ile olan bir toplantıya geç kal­dı. Johnson, bir sonraki toplantı­ya geç kalmamak için bisikletiyle gitti. Bu durum Camilla’yı eğlen­dirmiş gibi görünüyordu, ancak Charles bu durumu garipsemişti. Kitapta, Charles ve Johnson’ın genel olarak gergin bir ilişkisi ol­duğu söyleniyor.

Kralıçe II. Elızabeth Brexit’e karşıydı

Kraliçe II. Elizabeth siyasi ko­nularda kamuoyunun görüşünü etkileyecek yaklaşımlardan ka­çınmaya özen gösteriyordu. An­cak kitabın yazarı Low’a göre Kraliçe Elizabeth, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla sonuçlanan Brexit’e aslında kar­şıydı. Low kitabında şöyle diyor:

“Referandumdan üç ay önce, 2016 yılının ilkbaharında Krali­çe ile konuşan üst düzey bir ba­kan, Kraliçe’nin ‘AB’den ayrılma­malıyız’ dediğini hatırlıyor. Refe­randum hakkında konuştular ve Kraliçe, ‘Tanıdığın şeytana bağlı kalmak daha iyidir’ dedi… Artık açık: Kraliçe oy kullanma hakkı­na sahip olsaydı, AB’de kalmak için oy verirdi.”

Kitabın kaynaklarına göre Kra­liçe, Avrupa Birliği’ni, kendisin de desteklediği “savaş sonrası düzenlemenin” bir parçası ola­rak görüyordu.

Kitapta, merhum kraliçenin politikacılarla olan ilişkilerine dair başka ipuçları da yer alıyor. Eski İngiltere Başbakanları Ha­rold Wilson ve John Major ile iyi geçinirken, Margaret Thatcher ile ilişkisi çok daha gergindi.

İngiliz Kraliyet ailesinin bilinmeyenleri - Resim : 2

Prescott’un çay içme şekli

Yazar, eski Başbakan Yardım­cısı John Prescott’un “Charles’ı rahatsız etme konusunda bir nu­mara” olduğunu söylüyor. Hat­ta bir keresinde dönemin Başba­kanı Tony Blair’e, Başbakan Yar­dımcısı John Prescott hakkında “O sana her zaman böyle mi dav­ranıyor?” diye sorduğu belirtili­yor.

Kitaba göre Prens Charles, Prescott hakkında Tony Blair’e şöyle söylemiş: “Karşında otur­duğunda, bacaklarını ayırarak koltuğun üzerine kaykılıyor, ka­sıkları biraz tehditkar bir şekil­de dışarı çıkıyor ve çay fincanını ve tabağını karnının üzerine ko­yarak dengeliyor. Bu çok garip.” Low’a göre Tony Blair ise Char­les’a “Hayır, o sadece çayını bu şekilde içmeyi seviyor” diye ce­vap veriyor.

Hükümet taç giyme törenini sergilemek istedi

Kitaba göre, dönemin İngi­liz hükümeti, Kral Charles’ın 2023’teki taç giyme törenini, gös­terişli bir şekilde sergilemek is­tedi. Saray, halkın faturalarını ödemekte zorlandığı bir dönem­de gösterişli harcamalardan ka­çınmak isterken, hükümetin “çok net talimatı” törenin maliyetinin düşürülmemesi ve “maksima­list” bir yaklaşım benimsenmesi yönündeydi. Sonuçta, taç giyme töreni 72 milyon sterlin (Yakla­şık 4 milyar TL) maliyetine mal oldu; bunun 22 milyon sterlini (yaklaşık 1.2 milyar TL) güvenlik masraflarıydı.

Kaynak URL