Fındık sektöründe ne oluyor? Fındık sektöründe ne oluyor?

Fındık sektöründe ne oluyor?

UĞUR GÜNDÜZ
Ekonomist – Bankacı

Özellikle son üç yıldır fın­dık üreticileri dolayısıyla fındık üretimi büyük so­run yaşıyor. Üretici, artan mali­yetler ve rekabetsiz ortamın ge­tirdiği maliyet altı fiyatlamalarla boğuşurken bir de kokarca istila­sıyla uğraşmak zorunda kalıyor. Alıcılar ise kalite düşüklüğü nede­niyle, aldığı fındığı satmakta zor­lanıyor. Bu sezon 400 bin ton civa­rında beklenen rekoltenin fiyat­ları artırması beklenirken, artan fiyatlar, kalite düşüklüğü nede­niyle aşağıya çekiliyor, hatta fın­dığının alınmayacağı tehdidiyle üretici, bu düşük fiyatlara razı ol­mak zorunda kalıyor.

Yıllık 2.5 milyar dolara kadar ih­racat gerçekleştiren ve dünyada lider olan sektör, üretim sorunla­rı nedeniyle bu gücünü kaybede­bilir. ABD, İtalya, Gürcistan gibi fındık üretimi yapan (Yıllık üre­timin yüzde 30’u) ülkeler bizdeki dezavantajları avantaja çevirmek üzere.

Üretim sorunlarının yarattığı kalite düşüklüğü hem ihracatçı­ları zorlamakta hem de dış piyasa­daki “kaliteli Türk fındığı” imajını zedelemektedir.

Üretim sorunları

Artan Maliyetler ve Fiyat İs­tikrarsızlığı: Son dört yılda ba­kım (ilaç, gübre, tırpan) ve topla­ma maliyetlerinin 10 kat artması, fındık üreticilerini çok zor bir du­ruma soktu.

Üretim maliyetlerindeki bu de­vasa artışa karşın, fındık fiyatla­rındaki artışın aynı oranda olma­ması, üretimi kârsız hale getirdi. Bu durum, çiftçilerin gelirini cid­di şekilde düşürerek, üretimden uzaklaşmalarına neden oluyor. Bu seneki rekolte düşüşünde mev­simsel etki ve kokarcaların ya­nında çiftçinin bakım masrafla­rından kaçınması hatta bazı üreti­cilerin hiç bahçeye girmemesi de etkili oldu.

Kokarca Sorunu ve Ürün Ka­litesi: Asya kökenli bir böcek olan kokarca (Halyomorpha halys), son yıllarda fındık bahçelerinde ciddi hasara yol açıyor. Bu zarar­lı, fındık tanelerini emerek içle­rinin boş kalmasına veya buruş­masına neden oluyor. Bu da randı­manı, yani kabuklu fındıktan elde edilen sağlam iç fındık oranını dü­şürüyor.

Kokarca ile mücadele maliyetli ve zor olduğundan, ürün kaybı ve kalitedeki düşüş üreticilerin zara­rını daha da artırıyor.

Kokarcayla mücadele konusun­da üreticiye ilaç satmaktan/öner­mekten başka aksiyon almayan Tarım Bakanlığı, Sakarya-Trab­zon arasındaki bahçelere zarar veren bu böcekle mücadelede ak­tif bir rol üstlenmeli. Çünkü kalite düşüklüğü sadece iç piyasayı değil dış pazarlardaki rekabet gücümü­zü de olumsuz etkiliyor.

Fındık Fiyatları ve İhracat Verileri Işığında Olası Senar­yolar: Fındık fiyatları ve ihracat rakamları, üreticinin geleceği için önemli ipuçları sunuyor. Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini tek başına karşılıyor. Bu nedenle fındık fiyatları büyük ölçüde Türkiye’deki rekolteye, ya­ni yıllık üretime bağlı.

Yıllık ihracat rakamları 1.7 mil­yar dolar ile 2.6 milyar dolar ara­sında değişmekte ve yıllık ihra­catımızın yüzde 1’ini oluştur­maktadır. Bu yıl ise hem rekolte düşüklüğü hem de kokarca etki­siyle 1.6 milyar dolar olması bek­leniyor. Eğer rekolte düşükse, uluslararası piyasada fındık fi­yatları yükseliyor. Ancak yük­sek fiyatlar, bu kez alıcı ülkelerin, özellikle de çikolata ve gıda dev­lerinin, alternatif ürünlere yönel­mesine yol açabiliyor.

İdeal olan hem rekoltenin, ka­litenin hem de fiyatların yüksek olması ve ihracat gelirimizin art­ması. Fiyatlamada rekoltenin ya­nında kaliteyi de belirleyici unsur olarak koymalıyız.

Üretimin geleceği için çözüm yolları

Devlet Desteği: Artan mali­yetler ve zararlılarla mücadele için devletin üreticilere daha faz­la destek sağlaması, örneğin doğ­rudan gelir desteğini artırması ve teşvikli tarımsal kredi olanakla­rı sunması gerekiyor. Bizce efek­tif olan gelir desteği değil, maliyet desteğidir.

Kokarca ile Mücadele: Ko­karca gibi zararlılarla mücadele için çiftçilere yönelik eğitim prog­ramlarının ve biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması şart. İlaçlama işi çiftçinin inisiya­tifine bırakılmadan tüm Karade­niz sahilini ilaçlayacak (gerekirse havadan) programlar devreye so­kulmalıdır.

Fındık Fiyatlarında İstik­rar: Fındık piyasasında fiyat dal­galanmalarını en aza indirmek ve üreticinin gelirini güvence altına almak için kalıcı bir fiyat politika­sı oluşturulması büyük önem ta­şıyor. Bunun için de maliyeti kar­şılayan bir fiyatın açıklanması, devletin ciddi alıcı pozisyonunda olması, alım kotalarını kaldırarak depolama kapasitesini artırması gerekir.

Etkin Kooperatifleşme: Ge­lişmiş ülkelerde üretim maliyeti ve son fiyat aralığında büyük pay üreticiye gider. Yani domates 2 euroya satılıyorsa üretici çıkışı 1.5 eurodur. Bunu da tüm ürünü top­layan kooperatifler sağlar.

Bizde ise tarla çıkışı 5 olan ürü­nün market fiyatı 50 lirayı bul­maktadır. Yani büyük pay aracıda!

Fındık üreticilerinin koope­ratifler aracılığıyla bir araya gel­mesi, hem toplu alım ve satışlar­la maliyetleri düşürmelerine hem de pazarlık güçlerini artırmaları­na yardımcı olur.

Mevcut kooperatifin piyasa ya­pıcı gücü kalmadığından yeni bir yapılanmaya gidilerek önce böl­gesel sonra ulusal bir birlik oluş­turulması ve en büyük alıcı olarak fiyat dengesini sağlayarak diğer alıcıları da rekabetin içine sokma­lıdır.

Sonuç olarak; fındık üreticile­rinin karşılaştığı sorunlar karma­şık ve çok yönlü. Ancak bu sorun­lara çözüm bulmak için atılacak adımlar, üreticilerin direncini ar­tırabilir ve fındık üretiminin sür­dürülebilirliğini sağlayabilir. Ak­si halde net döviz girdisi sağlayan, tarımsal ihracatın en büyük kale­lerinden biri düşmek üzere!

Kaynak URL