Altının hızına yetişilmiyor Altının hızına yetişilmiyor

Altının hızına yetişilmiyor

Sevilay ÇOBAN

Yeraltı madenlerinin en değer­lileri arasında yer alan altın, insanoğlunun yaklaşık 5 bin yıl önce ilk keşfiyle parlak gelece­ğine adım attı. Altın, antik Mısır’da M.Ö. 3200 yıllarında para olarak kul­lanılmaya başlandığı günden bu ya­na zenginliğin de göstergesi olarak ön plana çıktı. Anadolu medeniyet­lerinden Lidya’nın kralı Krezos ise M.Ö. 550 yıllarında ilk altın sikkele­ri tedavüle sokmasından günümü­ze kadar da dünyada refah düzeyinin belirleyicisi konumuna geldi.

Bu sa­rı maden, kültürel tarih içinde farklı formlarda kullanım alanı elde eder­ken, en büyük savaşların hatta isti­laların da nedeni oldu. Simyanın da doğuşunun kaynağı olan altın sevda­sı, sömürgeciliğin de baş aktörüydü. 1848’de John Marshall’ın Kaliforni­ya Sacramento’da kereste fabrika­sı inşa ederken bulduğu altın pulları bölgeye büyük bir altın hücumu ya­şanmasına neden oldu.

Sömürgeciliği parlatan maden

Güney Afrika’da 1876’da altının keşfedilmesi de sömürgecilik savaş­larını başlattı. 1970 yılında dünya­daki altının üçte ikisini üreten Gü­ney Afrika, 2006 yılına kadar dün­yanın en büyük altın üreticisi olarak kaldı.1944’te altın döviz standardı­nı kuran ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi iki ye­ni uluslararası kuruluşu hayata geçi­ren Bretton Woods anlaşması, ABD Kongresi tarafından onaylandı. Yeni standart, para birimlerinin altın kar­şısındaki değerini altın paritesinde belirlemeyi ve üye ülkelerin yaban­cı resmi para birimi rezervlerini bu parite değerlerinde altına dönüştür­melerini zorunlu kılıyordu. 1980 yılı ise 850 dolar ile ons altının en yük­sek seviyesine ulaştığı yıl olarak ta­rihe geçti.

Avrupa’nın yeni para bi­rimi olan euro ile 1999’da tanışma­sından sonra yeni kurulan Avrupa Merkez Bankası rezervlerinin yüz­de 15’ini altın olarak tutmaya devam etti. 2001 yılında ABD tarihine ikiz kule saldırısı olarak geçen terör ola­yı, küresel borsalarda yaşanan sert düşüşe neden olurken, altın yatırım­cıların güvenli limanı haline geldi. Benzer durumlar 2008-2009 yılla­rında yaşanan ekonomik kriz ve pan­demi sürecinde de tekrar etti.

Şimdi de dünyanın iki büyük eko­nomik gücü olan ABD ve Çin arasın­daki ticaret geriliminden en çok et­kilenen emtia olarak dikkat çeken altın, son 1 aydır sürdürdüğü yükse­lişinde yeni bir rekora ulaştı.

ABD’de faiz indirimi beklentileri­nin güçlenmesi ve küresel piyasalar­da artan belirsizlik, yatırımcıların yönünü 5000 yıllık tarihe sahip sarı madene çevirdi.

Dalga Türkiye’ye de yansıdı

Ons altın, yüzde 1,20 artışla 4.218 dolara yükselerek rekor tazeledi. Sa­bah saatlerinde 4.200 dolar seviye­sinin eşiğinde işlem gören ons altın, gün içinde 4.187 dolar civarında den­gelendi. ABD ve Asya piyasaların­daki yükseliş dalgası Türkiye’ye de yansıdı. Gram altın, sabah saatlerin­de yüzde 1,15’lik artışla 5 bin 633 TL seviyesine çıkarak tarihi zirvesini gördü. Böylece yatırımcılar bir gün­de ortalama 70 TL kazanç elde etti.

Güvercin açıklamaları atfına yanıt

Altın fiyatlarındaki yükselişi yo­rumlayan StoneX kıdemli analis­ti Matt Simpson, nedeni ABD hü­kümetinin kapanması ve Jerome Powell’ın güvercin açıklamalarına bağladı. Fed Başkanı Jerome Powell ise iş gücü piyasasının zayıf seyret­tiğini ancak ekonominin “beklenen­den biraz daha sağlam bir rotada” ol­duğunu belirterek faiz kararlarının “toplantıdan toplantıya” alınacağını söyledi.

Yardeni Research analistle­rine göre, altın fiyatlarındaki rallinin devam etmesi durumunda ons altın yıl sonuna kadar 10 bin dolar düzeyi­ne çıkabilir. Yardeni sıradaki hedefin 5000 dolar olduğunu ifade ederken, belirsizliğin özellikle altının ve dün­yanın en büyük kripto para birimi olan Bitcoin’in cazibesini artırdığını paylaştı. Türkiye’den bazı analistler de altın fiyatlarındaki bu yükselişin önünün ABD tarafından bilerek açıl­dığı, kendi rezervlerini fiyatlamayı hedeflediği yönünde görüş paylaştı.

 Dimon: Altın tutmanın bir mantığı var

JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, son dönemde yaşanan keskin yükselişin ardından dahi altın tutmanın “bir mantığı olduğunu” söyledi. Ancak değerli metalin ucuz ya da pahalı olduğunu söylemenin zor olduğu yorumu yaptı. Dimon “Ben altın yatırımcısı değilim, altını tutmanın yüzde 4 maliyeti var. Ama bu gibi ortamlarda altın fiyatı kolayca 5 bin veya 10 bin dolara çıkabilir. Portföyde biraz altın bulundurmanın yarı-rasyonel olduğu nadir zamanlardan birindeyiz” dedi. Dimon, varlık fiyatlarının genel olarak yüksek göründüğünü ekleyerek “değerlemelerin bu noktada neredeyse her şeyde yüksek olduğu” konusunda uyardı.

Gümüş takipte

Altın fiyatları 2025 boyunca olağanüstü bir performans sergiledi. Ons altın yılbaşından bu yana yüzde 59,5 değer kazandı. Bu yükselişte jeopolitik belirsizlikler, merkez bankalarının alımları, doların zayıflaması ve fon girişleri etkili oldu. Gümüş fiyatı yüzde 1,4 artışla 52,15 dolara yükselirken, geçtiğimiz gün 53,60 dolarla rekor kırmıştı. Platin yüzde 1 artışla 1.652 dolara, paladyum ise yüzde 0,7 artışla 1.537,50 dolara çıktı.

Kaynak URL