ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance‘in Türkiye‘nin Gazze‘de “yapıcı” bir rol oynayabileceğini belirtmesinin ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bu ihtimale temkinli yaklaştı.
Vance ve Netanyahu, 22 Ekim’de İsrail’de bir araya geldi. Görüşme sonrası Netanyahu’ya, Türk güvenlik güçlerinin Gazze’de olası varlığıyla ilgili düşünceleri soruldu. Netanyahu, “Bu konuda (Türk güvenlik personelinin Gazze’ye gitmesi konusunda) güçlü görüşlerim var. Bunların ne olduğunu tahmin etmek ister misiniz? Evet, biliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Birliklere İsrail karar verecek”
Öte yandan Vance, yabancı güçlerin Gazze’de görev yapması konusunda İsrail’e herhangi bir baskı uygulanmayacağını vurgulamış, “Hangi birliklerin konuşlandırılacağına İsrail karar verecek. Ve Başbakan Netanyahu’nun bu konuda fikirleri olacağından eminim. Ancak burada herkesin bir rolü olduğunu düşünüyoruz” demişti.
Türkiye’nin Katar temaslarında ele alındı
21 Ekim’de Katar’ın başkenti Doha’da da dikkat çeken bir diplomatik temas gerçekleşti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Hamas yöneticileriyle bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Gazze için oluşturulacak “görev gücü”nde yer alacağını daha önce açıklamıştı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Türk Silahlı Kuvvetleri‘nin bu çok uluslu yapıda görev almaya hazır olduğunu belirtmişti.
Türkiye’nin, Gazze’de ateşkesin sürdürülmesi, insani yardımların ulaştırılması ve yeniden inşa sürecinde rol üstlenmesi bekleniyor. AFAD’ın da bu amaçla 81 kişilik bir ekip hazırladığı bildirilmişti. Ancak İsrailli yetkililer, 16 Ekim’de Türkiye’den ekip girişine “şimdilik izin verilmeyeceğini” açıklamıştı.
Hamas’tan ‘silah bırakma’ açıklaması
Ateşkesin üzerinden bir hafta geçerken, İsrail ve Hamas karşılıklı ihlal suçlamalarını sürdürüyor. Taraflar, zaman zaman yaşanan çatışmalara rağmen anlaşmaya bağlı olduklarını savunuyor. Gazze’de halen 13 rehine cenazesinin bulunduğu, Hamas’ın ise bazı cenazelerin savaş koşullarında kaybolduğunu öne sürdüğü bildirildi. Örgüt, silah bırakma konusunun ancak sürecin sonunda değerlendirilebileceğini ifade ediyor.