Günay DEMIRBAĞ / MİLANO
Art Deco olarak bilinen 1925 tarzının doğuşu Birinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da özellikle İtalya’da hızla yayılan bir sanat akımı olarak, dönemin modernist anlayışını ve lüks tasarımını simgeliyor. Şıklığı ve zarafetiyle dikkat çeken bu tarz, mimariden iç mekanlara, mobilya tasarımından tekstil ve takı yapımına kadar pek çok alanda etkisini gösterdi. 1925’te Paris’te açılan bir sergi olan Exposition Internationale Des Arts Décoratifs Et Industriels Modernes, bu estetiğin zirveye ulaşmasına katkı sağladı. Bu etkili dönemin izinden gidilerek Milano’da düzenlenen 1925 Style” sergisndei Art Deco’nun evrimini ve kültürel etkilerini gösteren önemli örnekler sunuluyor.
Milano’nun tarihi binalarından biri olan Palazzo Reale’deki sergi, İtalyan ve Avrupa dekoratif sanatlarının en nadide örneklerini sergileyerek, ziyaretçilere dönemin zenginliğini ve estetik anlayışını gözler önüne seriyor. Cam işleri, porselen ve majolika eserlerinden, tekstil, mobilya ve takılara kadar geniş bir yelpazede eserler bulunuyor. Ayrıca, resimler, heykeller, çizimler ve reklam posterleri ile dönemin kültürel atmosferini görebilmek için büyük bir pencere açıyor.
Serginin öne çıkan özelliklerinden biri de ‘20’li yıllara ait fotoğraflar ve film kliplerinin sergilenmesi. Küratörlüğünü üstlenen Sanat Tarihçisi Valerio Terraroli, sergideki her bir eserin sadece estetik bir değer taşımasının ötesinde, dönemin toplumsal ve kültürel dinamiklerini de ortaya koyduğunun altını çiziyor. “1925 Style”da İtalya’dan ve Avrupa’nın farklı köylerinden gelen eşsiz sanat eserleri sergileniyor.