Ayvalık'ta lisanslı depo için sona yaklaşıldı Ayvalık'ta lisanslı depo için sona yaklaşıldı

Ayvalık'ta lisanslı depo için sona yaklaşıldı

Nesrin KOÇASLAN

Ayvalık Ticaret Odası ta­rafından ilki 1970 yı­lında kutlanan “Ayva­lık Uluslararası Zeytin, Hasat ve Turizm Festivali”, 16-19 Ekim tarihleri arasında 20. kez “Tu­rizmin Değeri Zeytinyağının Başkenti Ayvalık’ta Buluşalım” sloganıyla düzenlendi.

Ayvalık Ticaret Odası, Balıkesir Büyük­şehir Belediyesi, Ayvalık Bele­diyesi ve diğer oda ve kurumlar tarafından desteklenen festi­valde üretim ve ihracata yönelik açıklamalarda bulunan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, körfez bölgesinde kurulacak Ku­zey Ege Zeytinyağı Lisanslı De­po yatırımının üreticiye önemli avantajlar sağlayacağını söyledi. Uçar, yapılan fizibilite çalışma­larının ardından Ayvalık’ta ku­rulacak olan deponun 6 bin ton kapasiteye sahip olacağını be­lirtti.

“Lisanslı deponun en bü­yük avantajı, ürünün envanteri­ni çıkarma şansı tanıması” diyen Uçar, “Üretici malını bu depoya koyduğunda, ürünü sigortalan­mış olacak. Saklama koşulları uygun olacağı için ürün değeri­ni kaybetmeyecek. Ayrıca çiftçi ve sanayici, alacağı Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ile Zira­at Bankası’ndan yüzde 50 indi­rimli kredi kullanabilecek. Böy­lece hem üretici hem fabrikacı finansman sağlayacak. Bu depo tüm süreci regüle edecek” dedi.

Projenin yatırım maliyetinin 6 milyon dolar olacağını kayde­den Uçar, LİDAŞ ile iş birliği ya­pılacağını söyledi. Uçar, “Bugün Ankara’ya gidiyoruz, LİDAŞ ile toplantımız var. LİDAŞ, burada kurulacak depoda bize ortak ola­cak” açıklamasında bulundu.

“Zeytinyağında 200 bin ton stokla arz sıkıntısı yaşanmayacak”

Hasat dönemine girildiği­ni kaydeden Ali Uçar, zeytinya­ğı rekoltesi hakkında da açıkla­malarda bulundu.

Türkiye’nin 2022-2023 döneminde 150 bin ton ile 725 milyon dolar, 2023– 2024 döneminde dünya gene­linde 120 ülkeye toplam 75 bin ton zeytinyağı ihraç ederek yak­laşık 506 milyon dolar gelir el­de ettiğini söyleyen Uçar, “Ayva­lık da zeytinyağının hem üreti­minde hem de satışında önemli rol alıyor. Türkiye’nin en büyük zeytinyağı ihracatçıları kenti­mizde bulunuyor ve en önemlisi de yüksek katma değerli ihraca­tın merkez kenti konumundayız.

Ayvalık Zeytinyağı’nın Avrupa Birliği tescil süreci devam eder­ken Ayvalık da Türkiye’de en çok zeytinyağı markasına sahip olan kenti konumundadır. Bu se­ne Türkiye genelinde 200-250 bin ton arasında rekolte bekli­yoruz. Geçen yıla göre sektörü­müzde ‘yok yılı’ olarak tabir edil­se de geçmiş yıl rekor üretimden devreden 200 bin ton stoğumuz­la bu yıl herhangi bir arz sıkıntısı oluşmayacaktır” dedi.

“Ambalajlı ihracat için kota getirilmeli”

Türkiye’nin zeytinyağı ihra­catında yaşanan dalgalanmalar ve sektörel belirsizlikler, üretici­lerin “dökme satış”tan kurtulup ambalajlı ihracata yönelmesini her geçen yıl daha da zorlaştırdı­ğını kaydeden Uçar, “Zeytinya­ğı ihracatımızda en temel sorun, markasızlık ve plan eksikliği. Yıllardır dökme satışla ilerliyo­ruz ama bu bizi ileriye taşımıyor. Hedef pazarları önceden belir­leyip, o pazarlara özel strateji­ler geliştirmeden, yalnızca dök­me ihracatı kısıtlayarak sonuç almak mümkün değil” dedi.

Ali Uçar, ambalajlı ihracatı teşvik etmenin en etkili yolunun kota sistemi olduğunu belirterek söz­lerine şöyle devam etti: “Yani bir firma 100 birim ihracat yapıyor­sa, bunun en az 20 birimini am­balajlı olarak gerçekleştirmesi zorunlu hale getirilmeli. Böyle­ce hem markalı ürünlerin payı artar hem de ülke olarak yeni pa­zarlara ulaşmamız kolaylaşır. Katma değeri biz değil, yağı biz­den alan ülkeler kazanıyor. İs­panya bizim yağımızı ambalaj­layıp dünyaya sattı. En büyük ha­tamız buydu.”

Avrupa Birliği’nin tarım ürün­lerine uyguladığı kotanın Güm­rük Birliği Anlaşması’nın yeni­den değerlendirilerek kaldırıl­masının elzem olduğunu ifade eden Ali Uçar, AB’ye zeytinyağı­nın bir sanayi ürünü olduğun iyi anlatılması gerektiğinin altını çizdi.

Rekabet zorlaşıyor

İspanya, Tunus ve Fas’ın dü­şük maliyetlerle üretim yap­tığına dikkat çeken Ali Uçar, “Yüksek üretim maliyetleriyle rekabet etmeye çalışıyoruz. Geç­tiğimiz yıl ihracat yasağı nede­niyle birçok kontrat iptal edildi. Bu da uluslararası pazarda Türk zeytinyağına olan güveni sarstı. Fiyat tutmayınca hem ihracatçı hem üretici zarar görüyor. Üre­ticilerin en büyük sıkıntı mali­yet baskısı. Zeytinin toplanma­sı kilogram başına ortalama 90 TL’ye mal oluyor, satış fiyatı ise 40 TL civarında. Üretici maliye­tini karşılayamadığı için ya yağı­nı bekletiyor ya da azar azar pi­yasaya sürüyor. Bu da hem fiyat istikrarını bozuyor hem de ihra­catı daraltıyor” dedi.

“İhracatta en büyük eksiğimiz markasızlık”

Dünyada Türk yağı algısının sağlanması gerektiğini kaydeden Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Sadece dökme ihracatı kısıtlayarak sonuç alamayız. Zeytinyağı ihracatımızda en temel sorun, markasızlık ve plan eksikliği. Ne yazık ki toplam ihracatın yalnızca yüzde 30’u ambalajlı, kalan yüzde 70’i dökme şekilde yurt dışına satılıyor. Türkiye, zeytin ağacının bereketini dünyaya sunmak istiyorsa, artık planlı bir ihracat modeliyle hareket etmeli” dedi.

Kaynak URL