Mehmet Hanifi GÜLEL
Türkiye beyaz eşya sanayisi son iki yıldır ihracat pazarlarında ciddi bir daralma yaşıyor. İhracattaki kaybı iç pazarla kısmen telafi eden sektör, ihracatta rekabet gücünü zorlayan girdilerde teşvik desteği talep ediyor. Sektöre ilişkin 2024 yılının verilerini değerlendiren Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Başkanı Gökhan Sığın, iç satışların yüzde 7 artarak 10 milyon 175 bin adede ulaşırken, ihracatta ise gerileme trendinin devam ettiğini ve önceki yıla kıyasla yüzde 3 oranında düşüş yaşandığını aktardı.
Bu dönemde ihracat ve iç satışlardan oluşan toplam satışların yüzde 0,4 düşüşle önceki yılla yakın seviyede 32 milyon 594 bin adet ile kapattığını aktaran Sığın, “İhracatta devam eden gerilemenin üretim adetlerine de yansıyor. 2024 yılında üretim miktarında bir önceki yıla göre yüzde 2’lik bir azalma kaydedildi. Yılın son ay verisine bakıldığında ise tüm değerlerde negatif yönlü sonuçların oluştuğu görülüyor. Aralık ayında, geçen yıla kıyasla iç satışlarda yüzde 1 oranında bir düşüş yaşanırken, ihracat tarafında ise yıllardır görülen küçülme devam ederek yüzde 11’lik bir gerileme yaşandı. 2024 ihracattaki düşüş ve iç pazar canlılığı açısından kırılgan bir dengede kapattık” dedi.
Sektörün yüzde 7’lik üretim hacmi ile Avrupa’da birinci, dünyada ise en büyük ikinci üretim merkezi konumunda bulunduğunu kaydeden Sığın, 60 bin doğrudan 600 bin dolaylı istihdam alanı sağlayan sektörün Ar-Ge, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımlarıyla dünya çapında rekabet ettiğine vurgu yaptı.Sığın, sektörün, 32 milyon adetlik üretim ve 22,5 milyon adetlik ihracat kapasitesine sahip olduğuna da dikkat çekti.
“İhracatı teşvik edici politikalara ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz”
İhracatta son iki yıldır devam eden düşüşe işaret eden Sığın, gelinen noktada ihracat hacminin pandemi önceki döneme yaklaştığını belirtti. İhracattaki küçülmenin sektör açısından kritik bir eşiğe ulaştığına vurgu yapan Sığın, “İç piyasada kaydedilen büyümeye rağmen 2024’te toplam pazar büyüklüğü hafif bir düşüşle neredeyse aynı kaldı. Sektörü dış pazarlardaki dalgalanmalardan koruyan en önemli etmen her daim iç pazar canlılığı oldu. Sektörümüz şu ana kadar kapasite kullanımı ve istihdamda bir daralma göstermedi.
Ancak, son 2 yıldır ihracatta önemli kayıplar yaşıyoruz. Küresel piyasalarda çok önemli bir iyileşmenin beklenmediği gerçeği de göz önünde bulundurulduğunda, ülkemizde ihracatı teşvik edici politikalara daha fazla ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz. Özellikle altını çizmek isteriz ki, uzun yıllar içinde ülke olarak elde ettiğimiz kazanımları korumak en büyük önceliğimiz olmalı. Ülkemizin ihracatını destekleyen politikalardan geri adım atılmaması büyük önem taşıyor” diye konuştu.
“Enerji verimliliği olan buzdolabı %16 tasarruf sağlıyor”
Sektörün üretim yapısının korunmasına yönelik endişelerinin sürdüğüne değinen Sığın, “Enerji verimli ürünlerin kullanılması halinde sürekli çalışan bir buzdolabı ürününü ele aldığımızda 2014’te kıyasla bugün yüzde 16 enerji tasarrufu sağlandığı görülüyor. Enerji verimli ürünlerin piyasada yaygınlaşmasıyla doğal kaynakların korunmasına, üretim ve ihracata destek olunacak. Bu tür ürünlere teşvikin milli servete katkı sağlayacağına inanıyoruz.”
“Girdi maliyetleri kontrol altına alınmalı”
Küresel ekonomik zorluklar, enflasyon ve artan hammadde maliyetlerinin sanayiciler üzerindeki baskıya dikkat çeken TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, “GEKAP’ın sanayiciler üzerinde ciddi maliyet baskısı yaratmakta ve enflasyonist etki doğuruyor.
2020’den bu yana GEKAP’ta yüzde 900’e varan artış yaşanırken, aynı dönemde ÜFE ve TÜFE’de artış yüzde 495, işçilik maliyetlerinde yüzde 790, doğal gazda yüzde 650, elektrikte ise yüzde 550 seviyesinde gerçekleşti. Rekabetçiliğin sürdürülebilmesi için girdi maliyetlerinin kontrol altına alınması ve sanayicileri destekleyecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor” dedi.
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yavuz ise farklı türevlerdeki yassı çelik ürünlerin sektörler için stratejik bir öneme sahip olup olduğunu ve toplam maliyetlerin yüzde 17’sini oluşturduğunu söyledi. Yavuz, yassı çelik fiyatlarındaki artış, maliyetleri doğrudan etkilediğini ve bu artışın enflasyonist bir baskı yarattığına vurgu yaptı. TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri de yetkili servis olmamasına rağmen tüketicileri mağdur edildiğine dikkat çekti.