Başak Nur GÖKÇAM
Sosyal sorumluluk projeleri, yalnızca geçici yardım faaliyetlerinden ibaret olmayıp, uzun vadeli ve kalıcı etkiler yaratma potansiyeline sahip stratejik girişimler olduğu için sürdürülebilirlik açısından büyük öneme sahip. Çünkü bu çalışmalar, bir yandan toplumsal refahın artırılmasına diğer yandan doğal kaynakların korunmasına yardımcı oluyor. Kurumların çevresel duyarlılığını artıran ve toplumsal dönüşümde itici güç görevi gören bu tür projelerden biri de Borusan Holding tarafından 2022 yılında hayata geçirilmiş Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı ile desteklenen ‘Çarşı Pazar’ projesi.
Kapsamı bakımından diğer pek çok sosyal sorumluluk projesinden ayrılan Çarşı Pazar’ın doğuşu aslında Roof Coliving’in kamusal alanları topluluk temelli dönüştürme vizyonundan doğuyor. Peki nedir Roof Coliving?..Aslında bir yaşam ve konaklama platformu. Fakat bu platformu diğerlerinden ayıran özelliği paylaşımlı yaşam alanı konseptine sahip oluşu.
Çoğunlukla genç profesyoneller ve girişimcilerin burada yer alıyor oluşu da platformu topluluk temelli, esnek ve konforlu kılıyor. İşte Çarşı Pazar projesi de buradaki topluluk temelli dönüştürme vizyonundan hareketle Sıla Kartal ve Emre Güzel tarafından hayata geçiriliyor. Amaç ise belli; halk pazarlarındaki gıda israfına çözüm geliştirmek ve pazar esnafının kendilerini ‘ikinci sınıf yurttaş’ gibi hissetmesine neden olan yapısal sorunları gözlemlemek.
500’e yakın pazar esnafı ve mahalle sakiniyle çalışıldı
Projenin hikâyesini DÜNYA Gazetesi’ne anlatan ve proje sahiplerinden olan Sıla Kartal, “İlk olarak Ankara Yenimahalle’de küçük ölçekli olarak başladık. Üç pazar alanında 500’e yakın pazar esnafı ve mahalle sakiniyle çalıştık. Burada yalnızca gıda israfını değil, pazar esnafının kendilerini ‘ikinci sınıf yurttaş’ gibi hissetmesine neden olan yapısal sorunları da gözlemledik. Bu deneyim, projenin sosyal adalet, çevresel sürdürülebilirlik ve kamusal alan tasarımı boyutlarını bir araya getiren bütüncül yapısını oluşturdu. Nilüfer’deki İhsaniye ve Konak Mahallelerinde yürüttüğümüz saha çalışmalarıyla süreci derinleştirdik” dedi.
Pazar alanları nitelikli kentsel mekânlar olmasına rağmen, kullanımlarının yalnızca ticari işleve indirgenmesinin, bu alanların sosyal, kültürel ve kamusal potansiyelini görünmez kılınmasına neden olduğunun altını çizen Kartal, “Oysa bu alanlar, farklı yaş, kimlik ve toplulukların bir araya gelebildiği, gündelik yaşamla iç içe geçmiş çok katmanlı kamusal mekânlar olarak düşünülmeli.
Bu bakış açısıyla, pazarları sadece alışveriş yapılan yerler veya otopark olarak değil, birlikte vakit geçirilen, ortak deneyimlerin üretildiği ve yerel aidiyetin güçlendiği müşterek alanlar olarak katılımcı şekilde yeniden kurgulamayı önerdik” diye ekledi.
Orta vadede %25 atık azaltmak mümkün
Çarşı Pazar projesinin asıl çıktısının gıda israfı, sağlıksız çalışma koşulları, sosyal ve mekansal adalet meseleleri üzerinden tasarım, uygulama ve iyileştirme süreçlerine odaklanan bir Tasarım Rehberi oluşuna vurgu yapan Sıla Kartal, “Pazar alanlarındaki bu temel sorunlara dönük çok boyutlu öneriler içeriyor.
Bu rehberde; güneş kontrolü, drenaj altyapısı, termal konfor, havalandırma, su yönetimi ve gıda güvenliği gibi başlıklarda, hem ürünlerin korunmasına hem de pazar esnafının çalışma koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlayacak çözümler sunuyoruz. Özellikle ürün taşıma, sergileme ve depolama aşamalarında yapılacak küçük ama etkili iyileştirmelerle, orta vadede yüzde 15–25 oranında bir atık azalması mümkün görünüyor” dedi.
“Tüm Türkiye’ye yayılabilecek bir model”
Projenin nihai hedeflerinden birinin, tüm Türkiye’ye yayılabilecek bir model oluşturmak olduğunu belirten Sıla Kartal, “Hatta şimdiden, Marmara Bölgesi’ndeki başka bir belediyeyle Çarşı Pazar sürecini replik etmek için görüş
melere başladık. Ayrıca, projemizi Eylül 2025’te İtalya Reggio Emilia’da düzenlenecek olan Placemaking Week Europe’ta, The Food Capitals by Délice Network ve PlacemakingUS ile birlikte uluslararası bir oturumda sunmak için davet aldık. Bu davet, projemizin uluslararası arenadaki potansiyelini de ortaya koyuyor” diye konuştu.
Bir tezgâhta günlük 300 kilo atık oluşuyor
Çarşı Pazar’ın Bursa ayağında pazar esnafıyla yapılan görüşmelerde, mevsimsel değişkenlikler olsa da özellikle yapraklı ürün satan yalnızca bir tezgâhta günlük yaklaşık 300 kilogram gıda atığı oluştuğunu tespit ettiklerini söyleyen proje sahiplerinden Emre Güzel, “Bu çarpıcı veri, pazar yerlerinin gıda israfı açısından taşıdığı potansiyel sorunları görünür kılarken, aynı zamanda müdahale ve yeniden tasarım gerekliliğini de ortaya koydu” yorumunu yaptı.
Şikayetlerin %47.8’i gıda atığıyla ilgili
Çarşı Pazar projesi kapsamındaki araştırma ölçümleri, Ankara Yenimahalle Belediyesi ile 6 pazar yerinde yapıldı. Ölçümler sonucunda günlük 45 ton gıda atığı çıktığı tespit edildi. Haziran-Kasım 2023 arasında pazar alanlarına yönelik gelen şikayetlerin yüzde 47,8’inin pazar alanlarının mekansal nitelikleri ve gıda atığı ile ilişkili olduğu tespit edildi. Buna rağmen “Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelikte atık yönetimine yönelik bir husus bulunmamasına dikkat çekildi.
Adil gıdaya erişim pazar yerlerinden geçiyor
Gıda israfını yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olarak ele almak gerektiğine dikkat çeken Sıla Kartal, “Bugün kentlerde özellikle düşük gelirli bireyler, gıda seçiminde sağlıklı olanla ekonomik olan arasında sıkışıyor. Süpermarketlerin fiyat baskısı, küçük üreticiyi sistemin dışına iterken, pazarlarda oluşan israf da hem ekonomik kayıp hem de toplumsal potansiyel kaybı anlamına geliyor. Oysa pazar yerleri, adil gıdaya erişimi kolaylaştırabilecek kamusal alanlar olabilir” dedi.