Mehmet H. GÜLEL
[email protected]
Türkiye’de son yıllarda gümrük vergileri ve verim sorunlarıyla uğraşan ceviz üreticileri, artık en büyük engelin iklim kaynaklı problemler olduğunu vurguluyor. İklim faktörünün sektörü giderek daha fazla zorladığını söyleyen CÜD Başkanı Ömer Ergüder, “Kuraklık ile birlikte bahçelerde susuzluk önemli bir konu olmaya başladı. Su debileri azalıyor, bazı bölgelerde yağış çok az. Kar yağışı da yok denecek kadar az. Ayrıca geçtiğimiz aylarda yaşanan zirai don, bazı bahçelerde zarara yol açtı” dedi.
Zirai don kısmen olumsuz etkiledi
Ergüder, geçtiğimiz aylarda yaşanan zirai donun ceviz bahçelerini kısmen etkilediğini belirtti. Ergüder, don nedeniyle üretimde yüzde 10- 20 arasında kayıp yaşandığını tahmin ettiklerini, ancak tüm ürününü kaybeden üreticinin olmadığını söyledi.
Ceviz üretiminde en büyük tehdidin iklim olduğunu belirten Ergüder, bu durumun yönetilebilir ve yönetilemez tarafları olduğuna dikkat çekerek, “Yönetebileceğimiz taraflara örnek olarak sulama rejiminin ve sisteminin çok etkin çalışmasını gösterebiliriz. Sulama her geçen gün daha büyük önem kazanıyor. Kuyulardaki suyun çok hassas bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Ceviz üretiminde erken ve geç donların yanı sıra sıcaklık artışları ve dolu da ciddi tehdit oluşturuyor. Bunlar üretimin önündeki en önemli riskler arasında yer alıyor” diye konuştu.
Bu yıl kapama bahçelerden yaklaşık 6 bin ton bekleniyor
Ceviz üretiminde ikinci sorun ise iklime bağlı olarak verimdeki düşüklülük öne çıkıyor. İklimin verimi önemli ölçüde etkilediğine vurgu yapan Ergüder, Türkiye’deki verimin rakip ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük kaldığını belirtti. Ergüder, “Şili ve ABD’de dekar başına 450-550 kilogram ceviz elde edilirken, Türkiye’de bu rakam 150-200 kilogram seviyesinde. Eksik bahçe yönetimi de verimi düşürüyor. Geçen yıl kapama ceviz bahçelerinden 4 bin ton verim elde ettik. Bu yıl yaklaşık %50 artışla 5-6 bin ton bekliyoruz. Türkiye’de bu yıl yaklaşık 45 bin ton ceviz üretimi öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.
Dolar kuru ithalatı cazip kılıyor
Türkiye’de yerli cevizin ekim ayında hasat edilip aralık ayına kadar büyük ölçüde satıldığını aktaran Ergüder, depolara çekilen ürünlerin ise ocak, şubat ve mart aylarında tükendiğini iletti. “Yerli ceviz en fazla 6 ayda piyasadan çekiliyor” diyen Ergüder, üretim maliyetlerinin rakip ülkelere kıyasla çok daha yüksek olduğunu belirleterek “Gübre, ilaç ve enerji giderlerimiz ABD, Şili ve Çin’in oldukça üzerinde. Ayrıca yaklaşık 3 yıldır bastırılmış dolar kuru söz konusu. Bu düşük kur nedeniyle kuruyemiş ithalatı cazip hale geliyor ve ithalatı artırıyor. Söz konusu durum hem cari açığı olumsuz etkiliyor hem de yatırımcıların yeni bahçe kurma isteğini azaltıyor. İthalat bu kadar ucuzken üreticiler ve yatırımcılar bahçe kurmaktan uzaklaşıyor” bilgisini verdi.
Ceviz ve badem ithalatına 400 milyon dolar
Türkiye’de ceviz üretimi iç tüketimin yalnızca üçte birini karşılayabiliyor. Kalan ihtiyaç ise ithalat yoluyla karşılanıyor. Her yıl 100 bin tonun üzerinde ceviz ithal edildiğini belirten sektör temsilcileri, resmi kayıtların yanı sıra ciddi miktarda ürünün de kaçak yollarla ülkeye girdiğine dikkat çekti. Temsilciler, ithal edilen 100 bin ton cevizin ortalama 3 dolardan Türkiye’ye getirildiğini aktardı. Kaçak yollarla gelen ürünler de dahil edildiğinde, ceviz ve badem ithalatının Türkiye’ye yıllık faturasının 400 milyon dolara ulaştığı ifade ediliyor.