Maritaş rejeneratif tarım hamlesini 2 bin 500 dekara çıkardı Maritaş rejeneratif tarım hamlesini 2 bin 500 dekara çıkardı

Maritaş rejeneratif tarım hamlesini 2 bin 500 dekara çıkardı

Güneş DOĞDU SOYLU

Dokuma kumaş üretimi­ne 2004 yılında başlayan 2013’te entegre denim üretim hattını devreye alarak bu alanda küresel markalardan biri haline gelen Maritaş, sürdürüle­bilir üretim hedefi doğrultusun­da projelerini sürdürüyor. Yeni nesil projelerle; sektörün küresel dönüşümüne uyum sağlarken ay­nı zamanda bilgi birikimini, yatı­rım gücünü ekolojik bir bakış açı­sıyla geliştiren firma, rejeneratif pamuk üretimiyle GAP bölgesin­de yeni nesil tarım tekniklerinin yaygınlaştırılmasında önemli bir misyon üstleniyor.

Maritaş Ge­nel Müdürü Fatih Kesim, sürdü­rülebilir üretim uygulamalarını hayata geçirirken aynı zamanda moda endüstrisini iklim değişik­liği ve çevresel bozulmaya karşı kolektif hareket etmeye teşvik et­meye çalıştıklarını aktardı. 2023 yılında Şanlıurfa’nın Harran Ovası’nda başladıkları rejenera­tif pamuk projesinin bu alandaki önemli vizyon projelerinden biri­si olduğunu ifade eden Fatih Ke­sim, “Rejeneratif tarım uygula­malarımız sayesinde Harran’da­ki uygulama arazilerimizde hem verimlilikte hem de toprağın or­ganik madde miktarında önemli artış elde edildi. Rejeneratif pa­muk üretim modeli, Maritaş’ın sürdürülebilirlik odaklı vizyonu­nun ve döngüsel üretim yaklaşı­mının doğal bir yansıması oldu.

Toprak sağlığını koruyan, su ve kimyasal kullanımını minimize eden bu üretim modeli, çevresel sorumluluk anlayışımızla olduğu kadar yerel üreticiyi destekleyen sosyal ve çevresel sürdürülebilir­lik hedeflerimizle de örtüşüyor. AR-GE merkezimizin bilimsel çalışmalarıyla güçlendirdiğimiz bu sistem, izlenebilirlik ve düşük karbon ayak izi avantajlarıyla da uluslararası pazarlarda marka­mıza önemli bir rekabet gücü ve ihracatta sürdürülebilir büyüme imkânı sağlamaktadır” dedi.

Harran’daki uygulama arazilerini 5 kat büyüttü

Rejeneratif pamuk projeleri­ne ilk olarak Harran Ovası’nda 10 dekarlık bir pilot araştırma ara­zisi ve 500 dekarlık uygulama arazisiyle başladıklarını dile ge­tiren Fatih Kesim, 2 yıl boyunca süren araştırmalarında toplam 550’ye yakın yerel ve global iş or­taklıklarına ev sahipliği yaptık­larını söyledi.

Bu yıl projelerinin bilimsel çıktılarını da yayınla­dıklarını ifade eden Kesim, “Pro­jemizin başında 1 çiftçiyle 500 dekar arazi üzerinde çıktığımız proje yolculuğumuza şu an iti­bariyle 3 çiftçiyle 2500 dekarlık arazi üzerinde devam ediyoruz. Bu yıl 232 ton kütlü, 118 ton iş­lenebilir elyaf eldesi bekliyoruz. Şanlıurfa bölgesini proje arazi­miz olarak tercih etmeye devam ediyoruz. Bölgenin pamuk üre­timinde verimli olması bunun­la birlikte fabrikamıza lokasyon olarak yakın olması öncelikli ter­cihlerimiz oldu.

Üretimde ihti­yaç halinde Ege Bölgesi’ndeki üreticilerden de tedarik sağla­yabiliyoruz. Pilot araştırma ara­zimizde ayrıca Harran Üniver­sitesi ile birlikte konvansiyonel ve rejeneratif pamuk üretiminin toprak üzerindeki etkileri araş­tırıyoruz. Bütün bu çalışmaları bilimsel olarak TÜBİTAK proje­si olarak yürüttük. Aynı zaman­da Gaziantep Üniversitesi ile bir­likte de projenin elyaf ve kumaş­ta giyim konforu üzerine etkisi araştırıyoruz” diye konuştu.

Uygulama arazilerindeki toprak sağlığı iyileşiyor

Rejeneratif tarımın küresel ısınma ve su kaynaklarının tü­kenmesi gibi sorunlara karşı ge­liştirilen çözüm önerileri arasın­da yer aldığına dikkat çeken Fatih Kesim, şöyle konuştu: “Endüst­riyel tarıma alternatif uygulama­ların geliştirilmesi, klasik pamuk lifi yetiştiriciliğinin toprağı ve­rimsiz hale getirdiği bilindiğin­den, güncel araştırma konuların­dan biridir. Harran, Türkiye’nin pamuk üretiminde çok önemli bir potansiyele sahip bölgesidir. Ancak uzun yıllardır konvansiyo­nel tarım nedeniyle toprak yapısı zayıflamış durumda.

Biz bu pro­jeyle birlikte toprağın biyolojik dengesini yeniden kurmayı, re­jeneratif tarım uygulamalarıyla toprağı beslemeyi ve üretim sü­recine bilimsel bir yaklaşım ka­zandırmayı amaçlıyoruz. Ayrıca, bölgede yerel çiftçilerle birlikte çalışarak bilgi paylaşımını artı­rıyor, onları sürdürülebilir tarım konusunda eğitiyoruz. Bu şekilde hem üretimin kalitesini yükselti­yor hem de toplumsal bir farkın­dalık yaratıyoruz.”

İlk indigoferalarını ekimde hasat edecek

Bu yıl yine Antalya bölgesin­de yerli indigofera yetiştiricili­ği üzerine Akdeniz Üniversitesi ile bir projeyi hayata geçirdikle­rini kaydeden Fatih Kesim, şun­ları söyledi: “İki farklı bitki türü­nün Türkiye koşullarında yetişti­rilmesinin araştırılması üzerine hayata geçirdiğimiz bu projemiz de yine TÜBİTAK kapsamın­da bilimsel araştırmalarla de­vam ediyor. Ekim ayında hasatı gerçekleşecek bitkilerden boyar madde eldesi ve kumaş üreti­mi sağlayıp bilimsel çıktıları yi­ne sektörümüzle paylaşacağız. Bu çalışmalarımızla hem sektör­de örnek bir model oluşturmak hem de Türkiye’nin sürdürülebi­lir tekstil üretim gücünü küresel ölçekte daha da ileriye taşımak istiyoruz.”

Üretiminin yüzde 60’ını ihraç ediyor

Maritaş olarak şuan için ön­cü global denim markalarının da faaliyet gösterdiği ülkeleri kapsayan yaklaşık 50 ülkeye ih­racat gerçekleştirdiklerini ifa­de eden Fatih Kesim, şöyle de­vam etti: “Üretimimizin yaklaşık %60’ı ihracata gidiyor. Bunun­la birlikte yine Türkiye’deki glo­balleşmiş markalarımız ve yurt dışı markalara hizmet eden ih­racatçı konfeksiyonlarla da bir­likte çalışıyoruz. Yeni pazarlara da her zaman açığız ancak zaten hali hazırda hedef markalarımı­zı ve iş ortaklarımızı kapsayan pazarlarda faaliyet gösteriyoruz. Hedefimiz daha çok burada ge­liştirdiğimiz iş ortaklıklarını da­ha da güçlendirmek ve bu pazar­larda derinleşmek.”

Kaynak URL